Selma Ergenekon

 

1968 olayları  izle

 

DOĞAL YAŞAMA ÖZLEM

İnsanlar da toprak kadar temizdi, korkmuyorlardı, ürkmüyorlardı birbirinden, egolar o kadar çok gelişmemişti henüz... insanlarında kokuları vardı saf ve  önyargısız...gülümseyişleri gibi.... ozamanlar herkes her şeyi bilmimiyordu... Tv ve gazetelerde..."şunu yeme...bunu ye...onu giyme ..bunu giy" adında yaptırımcı programlarla insanlar güdümlü hale sokulmuyor....sağlık manyağı yapılmıyordu... ihtiyacı olanları almak ..yemek.. kullanmak insanlara yetiyordu.... Eskiden insanların da bereketi vardı..paranın da.... O zamanlar yaşamak daha kolaydı...

Sevim

Merhabanın hatırı
Toprak, gökyüzü ve hava temizdi. Bize sundukları da.
İnsanların ahlakı duru idi..
Pazardan peynir almak risk değildi, sokak satıcıları dosttu. Onlarla
selamlaşıyorduk.
Merhabanın hatırı vardı.
Hijyen, kalite ve garantinin belgesi işte bu merhaba idi. Sütçümüz,
yoğurtçumuz, sebzecimiz vardı. Hal hatır sorduğumuz, hangi zeytinden
hoşlandığımızı bilen, iyi peynirden bizi haberdar eden bakkalımız
vardı.
Şimdi. Şimdi potansiyel tehlike olarak görüldüğümüz ve üstümüz
arandıktan sonra girdiğimiz süper marketlerin
on binlerce çeşidinin arasında 'merhaba'dan mahrum
alış veriş yapıyoruz.
Labirentin içinde raflarda şekiller, mesajlar ve imajlar var.
Reklâmlar bizi zaten kodlamıştır önceden; algılıyor ve alıyoruz.
İsminin başında hiper, süper ve mega gibi sıfatların bulunduğu
mağazalarda, oraya ne kadar çok giderseniz gidin, güvenlik
görevlileri, reyon sorumluları ve kasiyerlerle muhabbet kuramazsınız.
Market arabalarıdır orada size en çok tanıdık gelen.
İnsan bazen laf atmak ister 'işler nasıl gidiyor' veya 'hayırdır bugün
sol ön tekerin gıcırdıyor' diye. İnsanın hayatında kalabalıklar
çoğaldıkça, yalnızlıklar da çoğalıyor. Bakkalların gidişiyle,
sokakların ruhu da gitti.
Ve lezzetler de gitti. Yılın on iki ayı muhteşem görüntüsüyle arzı
endam eyleyen sanal domatesler gibi. Domates mevsimini kaybettiği
günden beri, çok şeyi kaybettik. Hâlbuki domates önemlidir. Mevsimi
bittiğinde gidişine üzülmek, yokluğunda özlemek zamanı geldiğinde
kavuşmaya sevinmek çok önemlidir. Kokusu çok önemlidir. Yöresi ve
lezzeti de. Her yöre bir başka domates, bir başka domates lezzeti
demektir.
Artık yörenin adı; sera.
Sadece domates mi? Ekmek mesela. Ekmek, ekmek gibi kokmuyor. 'Bir
dilim ekmek' anlamını yitirdi. Ekmeği kesemiyorsunuz. Gerçek bir dilim
gibi bir dilim çıkmıyor. Vitaminlerle şişirilmiş, kuş gibi hafif ve
lezzetsiz.
Çay mesela... Çay, çay gibi kokmuyor. Seylanla Türk çayını, tomurcukla
çay çiçeğini karıştırarak formüller üretiyor ve telef oluyoruz.
Evet.. Şimdi, brokoliyle tanıştık, dört mevsim domatesle ve daha neler neler...
İmkânlar arttı, çeşitler arttı. Şimdi her şey her zaman var. Ama bu
hengâmenin, bu hayat düzeninin neticesi hamburgerle baş başa
kalışımızdır.
Şimdi her şey, her zaman var ve her şey kıymetsiz.
Bir süper marketten alışveriş yapmaya çalışmak, sevdiğiniz birini bulamayınca telesekretere not bırakmak gibi aslında. İkisinde de muhatabınız yok, içinizden konuşursunuz; sizi duyan olmaz.
Bu çağın cilvesi herhalde. Kalabalıkların içinde yalnızlığı yaşamak ve bundan keyif almaya çalışmak. Ama vakumlu, dondurulmuş, hijyenik ve mbalajı güzel hayatımızda eksik bir şeyler var. Önemli bir şeyler.

Domatesin tadı gibi.
Bir merhabanın hatırı gibi...

NE GÜZEL CAHİLDİK
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve
fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında,
boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve
filmlerin açtığı hasarlar yerine, geniş ve besleyici bir masal
dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis
gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
Kimin umurunda...
Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk...  

Ilk iletenin notu...  

BİR DOSTUMA  BİR ALMAN VATANDAŞI TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ, BEN DE SİZ DOSTLARIMA VE SEVDİKLERME GÖNDERİYORUM... 

  

Muhteşem !.. KI;  NE MUHTESEM ASIL MUHTESEMLIGI BANA BUNU BIR ALMAN VATANDASIN GONDERMESI HEM DE " MUHTESEM " DIYEREK..... TAKDIR SIZLERIN.....  

  

GERÇEKTEN MUHTEŞEM..... 

   

Günlerin üstüne bir kez tıklayınca resimler ve Atatürk ün o gün yaşadığı olaylar anlatılıyor.  

  

Ocak

  

Şubat

  

Mart

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31

  

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28

  

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31

Nisan

 

Mayıs

 

Haziran

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30

 

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31

 

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30

Temmuz

 

Ağustos

 

Eylül

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

 

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31

 

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30

Ekim

 

Kasım

 

Aralık

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31

 

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30

 

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret57533
Romanlarımız
Kitaplarımızı isteyin imzalı olarak gönderelim.

Sahipsiz Gezegen Kargo dahil  bir kitap sadece 10 TL

İngilizce ve  almancayı zevk alarak öğrenmek isteyenlere:

Paket A-1 adet "Sahipsiz Gezegen "romanı artı onun  orijinal ingilizce yayını resimli 1 adet "Ownerles Planet" romanı

Paket B 1 adet "Sahipsiz Gezegen" romanı artı onun  orijinal almanca yayını resimli  1 adet

"Der Herrenlose Planet" romanı ek de gönderilir.

Paket C

Sadece  Türkçe roman"Sahipsiz Gezegen"

 

 

 

 

Üyelik Girişi
Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 11° 3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662