EKOSOSYALİZM

 

EKOSOSYALİZM

İnsan hak ve hürriyetlerinin doğa lehine kısıtlandığı,anayasası ekolojiye göre esas alınan idari sistem modeline ekososyalizm denir. Kapitalizmde kan nefret ve doğa kıyımı, komünizmde dikta şiddet,kıtlık ve belirsizllik vardır. Ekososyalizmde ise sevgi,huzur, bolluk, doğa koruma ve onurlu insan yaşamı  hedeflenir. Yeşil kapitalizm bir aldatmacadır, olamaz.Herşey insan için diyen ilkel modasi geçmiş klasik demokrasi sistemleri buna sosyal demokrasi de dahil yerlerini artık az insan , onurlu öz insan ve sağlıklı doğayı hedefleyen evrensel yeşil demokrasilere yani ekososyalizme bırakmak zorunda kalacaktır. Sosyal demokrasi denilen sistemler de sadece insana endekslidir. Halbu ki ekososyalist parlemento sadece insanların değil her türlü varlığın temsil edildiği, onların konuşabilen gurup temsilcisi doğacı bilim adamlarının söz sahibi olduğu parlementodur...

Tarihte ülkeler kralların keyfine göre yönetildi ve o krallar teker teker toz oldu. Sonra demokrasi kuruldu, ülke halkın keyfine göre yönetilmeye başlandı ama bunun da modası geçecek. Çünki ileriden daha ileri var! Klasik politikacılar oy hakları olduğu için halkı, çoğunluğu savundular veya öyle göründüler. Peki kendini savunamayan konuşmakdan aciz diğer varlıkları, bitkileri, hayvanları yani artık güçsüz olanları kim savunacak? İşte bunun için oy hakkına da yeni düzenlemeler getirmek gerekir. Sadece kendini ve çocuklarını düşünenlerle, tüm varlıkların değerini ve gelecek nesillerin mutluluğunu da düşünenler yani büyük düşünenler bir olamaz, aynı kefeye konulamaz. Bu görüş açısından bakılırsa dolaylı seçim işin doğrusudur. Yani halka sadece kendi bölgesinin ekolog bilim adamlarını temsilci olarak seçme hakkı verilmeli. Çünki ekolog aydınlar oy hakkı olmayan, konuşmaktan aciz milyarlarca diğer canlılar ve cansız varlıklar için de oy verecekler. Çünki onlar güçsüzleri temsil edebilme bilgeliğine erişmiş kişiler. Üstelik cahil bir insan kendisi için en doğrunun ne olduğunu bilemese de çevreci aydın onu bilir geleceği görür. Yani oylamanın böyle dolaylı olması eşitsizlik değil bilakis halkın lehinedir. Tüm varlıkları korumak isteyen bilge çevreci seçmenler merhametlidir, zaten merhametsiz olsalar çevreci olmazlar. Onlar yaşamın bir parçası olan insanların da iyi ve mutlu olmasını hedefler, onların günün birinde kaosa gitmesini muhakkak engellemek isterler. Ekolog bilim adamları araya bir güvenlik sübabı olarak girer, parlemantoya oy kargası politikacıları değil de gerçek uzman yönetmenleri yani ekososyalist politikacıları seçerler. İnsanları temsil edenlerin yanında hayvanları, bitkileri ve diğer cansız varlıkları temsil eden merhametli yönetmenler de varsa, işte ona o zaman gerçek adil yönetim denir. Mesela yüz kişilik bir parlementoda bitkiler için 25, hayvanlar için 25, cansız varlıklar için 25, insanlar için 25 parlementer seçilmeli. İnsanların dünya üzerinde ki hakkı yüzde yirmibeşe düşürülürse nüfusunun da çoğalma değil azalması şeklinde tedbirleri kararları ancak ekososyalist parlementolar alabilir. Aynı orantıları da gerçekleştirirsek; bir ülkenin dört te biri ormanlarla, arboretumlarla bitkilere, dörtte biri doğa koruma bölgeleri ve milli parklarla hayvanlara, dörtte biri yerleşim ve tarım için insanlara geriye kalanı da cansız varlıklara yani dağlar akarsular göller denizlere doğal haliyle bırakılmalıdır. İşte insan bu seviyeye yani rengi yeşil gerçek evrensel demokrasiye yani ekososyalizme geçerse bakın o zaman nasıl gezegenimizin yüzüne renk geliyor, her taraf çiçeğe yeşile kuş seslerine gömülüyor, temiz hava ciğerlere iksir gibi çekiliyor, patronlar işçileri kapı önünde karşılıyor, gençler daha okurken işverenler tarafından kapışılıyor, tüm yaşlılar toplumun baş tacı edilip kucaklanıyor, öpücükler içinde son yolculuklarına uğurlanıyor. Yankesici, kapkaççı, hırsız, asalak gençler onurlu çevreci yiğitlere dönüştürülüyor, ayyaşların içki şişeleri esrarcıların esrarları yerini sağlıklı insanın doğal yaşam iksirine bırakıyor. Yani tüm dünyaya tüm canlılara katmer katmer huzur, ve her nefesde başka bir pembe yaşam sevinci , salkım salkım sevgi geliyor. İnsanlar arasında ki nefret ve düşmanlık artık sadece tarih kitaplarında kalıyor. Material hırsı yerini sanat kültür ve bilim hırslarına bırakıyor. İnsanlar bilememezlik ve yalnızlık çukurlarından çıkarılıp sosyal ve çevre koruma etkinlikleri ile birbirlerine kaynaştırılıyor. Ve en güzeli saçını yolduğumuz yüzünü çizdiğimiz nefesini kestiğimiz Doğa Ana kollarını açmış , Aşık Veysel‘in dediği gibi bizi güllerle karşılıyor.

Akın Tekin

Sosyolog Çevreci Yazar

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      2519 kez okundu

Yorumlar

EKOSOSYALİZM     14/02/2012 10:29

Bir gencin bana" boşver çevreyi boşver çöpleri,Dünyayı kurtarmak sanamı kaldı. Sen şarkını söyle" diye mail atması ne kadar önemli ve tehlikeli. Bir çok insan çöplerin içinde pisliğin içinde Dünya yok olurken nasıl şarkı söyler ?Ben bu yazıda belirttiğiniz mecliste bir ot olarakta yer almaya razıyım .Teşekkürler. Selamlar.
Şuayip ODABAŞI

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret57533
Romanlarımız
Kitaplarımızı isteyin imzalı olarak gönderelim.

Sahipsiz Gezegen Kargo dahil  bir kitap sadece 10 TL

İngilizce ve  almancayı zevk alarak öğrenmek isteyenlere:

Paket A-1 adet "Sahipsiz Gezegen "romanı artı onun  orijinal ingilizce yayını resimli 1 adet "Ownerles Planet" romanı

Paket B 1 adet "Sahipsiz Gezegen" romanı artı onun  orijinal almanca yayını resimli  1 adet

"Der Herrenlose Planet" romanı ek de gönderilir.

Paket C

Sadece  Türkçe roman"Sahipsiz Gezegen"

 

 

 

 

Üyelik Girişi
Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 11° 3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662